Prens öpücük

GRRM - 2002 Söyleşileri - 3

2020.07.25 12:27 Asusnur GRRM - 2002 Söyleşileri - 3

Bu çeviri @griljedi tarafından yapılmıştır.
1 Haziran 2020
Bu bölümle birlikte 2002 yılının son söyleşileri de eklendi.
Tyrion’un yarı Targaryen olup olmadığı konusunda bir soru sorulmuş, soruyu soran buna katılmasa da bir bir ipucu falan olup olmadığını söylüyor doğru ise… GRRM de güzel bir deneme olduğunu ama ipuçlarını kitaplarda vermeyi tercih ettiğini söylüyor, mektuplarda değil. (Sanırım bir mektup soru-cevabı şeklinde olmuş bu)
Sık sık karakterlerinizi öldürüyorsunuz, neden?
Ben sık sık kurduğum oyunu pekiştirmek için ana karakterlerden birini öldürmek isterim (cümleyi net çeviremedim ama aşağı yukarı bahsetmek istediği şey bu). Kimse güvende değil! İlk defa yapmadım. Tolkien’e hayranım ama bence Gandalf’ı hayata döndürek bir hata yaptı.
Karakterleriniz özellikle iyi çizilmiş ve insanlar onları çok fazla önemsiyor. En çok hangi karakteri seviyorsunuz ve hangisi daha az?
En sevdiğim karakter Tyrion. Belki de bana en çok benzeyeni ve bölümleri yazması en kolay olanı. Karakterlerimden sevmediğim yok. Yazdığımda, bir dereceye kadar onlar oluyorum ve onları hor görmem mümkün değil.
Senden daha az akıllı olan karakterin bakış açızıyla yazmak çok zor değil mi? Yani, kendinize şunu sormalısınız: Bu karakter gerçekten ne kadar aptal olabilir?
Benim hiçbir karakterimin gerçekten çok aptal olduğunu düşünmüyorum. Hodor gibi birinin bakış açısından yazmak kesinlikle zor olurdu.
Okumaları için arkadaşlarınıza kitaplarınız veriyor musunuz? Ve “bu mantıklı değil” dediği yerlerde değiştirdiğiniz kısımlar oluyor mu?
Yapıyorum. Özellikle onların tutarsızlıkları araştırmasını istiyorum. Yapıyorlar da ama yine de bazı hatalar geçiyor. Bir kralın erkek kardeşini amcaya dönüştürmek zorunda kaldığım Targaryen hanedanı olayı vardı çünkü bir hayran bana tarihlerin tutarlı olmadığını yazdı. Haklıydı. Bazen bir karakterin gözleri renk değişir ve Hollandalı çevirmenim bana AGOT ve ACOK arasında cinsiyeti değişen atlardan birini içeren bir e-mektup yazdı.
Hikayenin nasıl biteceğini biliyor musun, yoksa hepsini hazırlıyor musun?
Evet, sonu biliyorum. Hikayenin temel hatlarını biliyorum ama mutlaka tüm detayları değil, çünkü bu, yazmanın tüm eğlencesini alır.
Bir soru üstüne Hot Pie’yı sonraki kitaplarda (bir ihtimal) görebileceğimizi söylemiş.
Rhaegar hakkında daha fazla şey öğrenecek miyiz? Bu bir paragraftan daha fazlası mı olacak sorusuna kısaca “evet” demiş.
Sabah Kılıcı hakkında daha fazla şey öğrenecek miyiz? Ve bana Ashara Dayne’den herhangi bir şeyin R&L grubuna(Rhaegar-Lyanna meselesi sanırım) girip girmediğini söyleyebilir misin?
Evet (Sabah Kılıcı ile ilgili); Ashara hakkında yorum yok ve “Biraz daha cheetos al.” * GRRM sırıtır.
Cinsiyetine, rütbesine ve medeni durumuna bakılmaksızın herhangi bir soylu metres/ aşık olabilir mi? Sorusuna “yorum yok” diye geçiştirmiş.
Bir evlilikte her iki tarafında kendi metresi olup olamayacağı sorusuna “olabileceğini ama eşlerin seviyesine bağlı” olduğunu belirtmiş. Kadınlar için de erkekler gibi kendi cinsiyetinden olup olmayacağına sorusuna “olabilir” demiş.
Nehir topraklarının şu anki azam lordunun kim olduğu sorusuna “Serçe parmak” diye cevaplamış ama onun başının derde gireceğini de eklemiş. Yine bu adamın Eyrie ve Nehir topraklarını ele geçirdiği için çok güçlü biri olduğu söylendiğinde gülmüş ve “bir ordusunun vs. olmadığını” hatırlatmış ve ayrıca “Nehirova kalesini alan Frey’in bu toprakların azam lordu olmak istediğini ve babasının da onun vassalı olmasını istediğini” ifade etmiş (muhtemelen 6. kitapta Freyler, LF’ye bela olacak 😜).
Hisar’ın gelir kaynağı nedir? sorusuna; Lordların, üstatlara servislerinin bedelini ödediğini ve Eskişehir vergilerinin bir kısmının Hisar’a gittiğini açıkladı.
Bolton, Karstark adamlarının Duskendale’ye gönderildiğini ve daha sonra İkizlerde onunla olduğunu söylediğinde yalan söylemiyordu. Bolton, Karstark güçlerini ikiye bölmüştü.
Kuzgunu kazana kim koydu? Sorusuna “Bunu sana söylemeyeceğim” cevabı verilmiş(Parris cevaplamış); Mormont’un ölmeden önce kendisini kuzgunun içine wargladığı kuramına “ilginç bir kuram” cevabı verilmiş; Illyrio, Dany’nin Vaat Edilmiş Prens’in annesi olacağını düşündüğü için mi ejderha yumurtalarını verdi? Sorusuna da “Biraz daha peynir al” cevabı almış. Yedi, yedi krallıktan şampiyon seçiyor mu? Sorusuna da aynı cevabı vermiş (Bence çoğu soruyu daha önce hiç düşünmedi, ilki hariç.)
( Oooo şimdiki soru-cevap genelde bizi ama özelde Stanniscilerin çok ilgisini çekecek. 6. kitapta/yılda ifşa olan bir olayı, 2002 yılında birileri yakalamış gözüküyor. :D) Melisandre, Shireen’i feda etmeye karar verdiğinde Stannis’in tepkisi ne olacak?
Biraz şaşırmış ve “evet, o kral kanı” diyerek biraz daha peynir kasesi uzatmış. (Resmen 12’den vurmuşlar, pekala…)
Büyü, ejderhalar olduğu için mi dünyaya dönüyor, yoksa ejderhalar büyü olduğu için dünyaya mı dönüyor?
“Evet. Hmm.Bu pizzada harika peynirler var.” (O sabahki konuşmaları sırasında mevsimlerin; kışların ve yazların, doğada büyülü olduğunu ve daha sonra bunu açıklayacağını söylemiş)
Duskandele olayının Aersy’in saltanatı için bir dönüm noktası olduğunu, o zamana kadar Tywin ile hep birlikte çalıştığını ama o olaydan itibaren bu durumun tersine döndüğünü ifade etti. Aerys bu isyan meselesini kendisinin de en az Tywin kadar iyi, başarılı olduğunu göstermek için kullanmak istediğini ve onu kurtaran kişinin Tywin olmasının onun açısından utandırıcı olduğunu söylemiş söyleşilerinde. Aerys, Kral Muhafızları ve küçük bir grup ile Duskendele Lordunu yakalayıp öldürdüğünü ve olanların karşılığı olarak bu haneye ciddi misillemeler yaptığını söyledi.
Howland Reed, İsyan sırasında savaşta bulunan tek Crannoglu muydu? O Ned’in yanında mıydı ya da Neşe Kulesine eşlik etti mi?
Hayır, o savaş boyunca kuzey ordusunun bir parçasıydı. Bozgözcü, Kışyarı’na yeminli.
Howland Reed, Jon’un annesinin kim olduğunu biliyor mu?
Gölge biliyor.
Bir FM kiralamak ne kadara mal olur?
Karşılayabileceğinden daha fazlasına.
Soruyu soranın Dany’nin Batı’ya Asshai üzerinden giderek batıdan saldıracağına dair bir izlenim edinmiş ama çevresindekiler “zamanın uymaması” ile ilgili bir şeyler yüzünden karşı çıkmış. Bran’ın orada ejderhalar gördüğünü ve bunun belki de Dany’nin gelecekteki ejderhaları olduğunu ve Quaithe’nin tanıtım şekli ve şu sözleri gibi etkenlerin bu izlenimleri verdiğini ifade etmiş ve GRRM’e bunları sormuş (Cidden ha Bran’ın koma rüyası özünde geleceği de gösteriyordu muhtemelen; Jon, Cat gibi olaylar… biz şimdiki zamana odaklandık hep. Evet, gayet mümkün bir şey). Neyse GRRM her zaman ki cevabı vermiş, geçmiş.
Sansa’nın Sandor ve öpücük sahnesi sorulmuş. “Aslında her tutarsızlık bir hata değildir. Bazıları oldukça kasıtlı. Bunu “güvenilir olmayan anlatıcı” altında listeleyin ve anlamını düşünmekten çekinmeyin . . .”
Fantezi kurgunun ana unsurlarından biri, beklentilerin yıkılmasıdır. Bu sizin tarafınızdan bilinçli bir çaba mı?
Oh, kesinlikle bilinçli olan belli bir miktar var. Okuyucu beklentileriyle biraz uğraşmayı seviyorum. Hem yazar hem de okuyucu olarak kitapları tahmin edilemez olmasını seviyorum ve bugünlerde pek çok sıradan fantezinin sorununun çok öngörülebilir hale gelmesi diye düşünüyorum. Bu şeyleri değiştirerek, onları tersine çevirerek, insanları onlar hakkında biraz daha düşünmelerini sağlamak hem benim hem de okuyucular için eğlenceli olduğunu düşünüyorum.
Bu seriyi okuyan bazı okuyucuların serinin, yeterince fantastik olmadığı konusunda şikayetler ettiğini gördüm. Bazı okuyucuların fantezileri, gerçekliğin ölümünden kaçmak için okuduğunu düşünüyor musunuz?
Bu ilginç bir soru. Bilmiyorum - Bence insanlar hayatlarından uzaklaşmak için fantezi okuyor ve kitap okuyorlar. Bu bazen kaçış olarak ortaya çıkıyor ama hayır, bunda yanlış bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bence tüm edebiyat temelde kaçış. Bizi farklı yerlere götürür; bizi sıradan varlığımızdan çıkarır. Bizi başka yerlere götürür ve başka yaşamlara öncülük etmemize, kendi yaşamımızda asla deneyimleyemeyeceğimiz şeyleri deneyimlememize izin verir - savaşa gitmek, dağlara tırmanmak, tutkulu aşk ilişkilerine sahip olmak, neyin varsa. Bunu taklit kurgu bile yapar. Bize cömert bir deneyim yaşatarak hayatımızı genişletiyor. Fantezi buna sihir unsurunu ekleyerek ana akım kurgudan daha geniş bir tuval oluşturur.
Yakın zamanda Ejderhaların Dansı ismi Kargaların Ziyafetine dönüştü. Bunun sebebi planlarınızda değişim olması mı?
Evet, esas değişti. Aslında, daha önceki birçok röportajda açıkladığım gibi, planım, üçüncü kitabın sonu ile dördüncü sınıfın başlangıcı arasında, bazı genç karakterlerin bir şekilde büyüyeceği ve geri geleceğim için beş yıllık bir boşluğa sahip olmaktı. O beş yıllık aradan sonra o noktada eyleme geçecektim. Dördüncü kitabı yazmaya başladığım temel buydu, bu noktada Ejderhalarla Dans deniyordu. Bu kitapların yapısı son derece karmaşıktır. Sekiz ya da dokuz farklı bakış açısı karakterle çalışıyorum, aslında bu kitapların her biri için her biri hakkında bir roman yazıyorum ve sonra bunları birlikte dokuyorum. Bulduğum şey, beş yıllık boşluğun bu karakterlerden bazıları için takdire şayan bir şekilde çalışırken, diğerleri için hiç işe yaramadığıydı ve birçok olayı atlıyordum ya da yalnızca özet ya da flashback ile ilişkilendiriyordum, çok etkili bir şekilde dramatize edilebileceğini ve dramatize edilirse daha iyi çalışacağını düşündüğüm birçok olay. Böylece, bununla adil bir güreşten sonra beş yıllık atlamayı hurdaya çıkarmaya karar verdim. Bu noktada Ejderhalarla Dans beşinci kitap olur ve şu anda üzerinde çalıştığım kitap, Kargaların Ziyafeti, aslında daha önce atlayacağım beş yıllık boşluğu kapsayan kitaptır. Bu, bir ölçüde aşırı basitleştirme çünkü belirli bir yeniden yapılanma gerektiriyor ve dördüncü kitapta olacak bazı olaylar beşinci kitaba itilirken, diğerleri kalıyor. Tabii ki bu, bu beş yıllık atlamada neler yapabileceğimi etkiledi, ancak şimdi dramatize edeceğim için daha ilginç şeyler olacak.
Son.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]